Avrupa futbolunun kalbi 17 Şubat 2026 tarihinde İstanbul’da, RAMS Park’ın büyüleyici atmosferinde attı. Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk karşılaşmasında İtalyan futbolunun ekol takımlarından Juventus’u konuk etti. Türk futbol tarihine altın harflerle kazınacak bu müsabakada sarı-kırmızılı ekip, sahadan 5-2’lik ezici bir skorla galip ayrılarak sadece bir maç kazanmakla kalmadı, aynı zamanda tüm Avrupa’ya güçlü bir mesaj gönderdi. Tribünleri hıncahınç dolduran binlerce taraftarın desteğiyle maça başlayan temsilcimiz, doksan dakika boyunca sergilediği direnç ve hırsla modern bir destan yazdı.
Maçın başlama düdüğüyle birlikte Galatasaray, rakibi üzerinde kurduğu baskıyla oyunun kontrolünü eline almayı hedefledi. Karşılaşmanın henüz 15. dakikasında, Juventus’un genç yeteneği Kenan Yıldız’ın kendi yarı alanında yaptığı kritik pas hatasını affetmeyen Gabriel Sara, topu kaparak hızla kaleye yöneldi. Sara, ceza sahası dışından sol ayağıyla yaptığı şık vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu ve RAMS Park’ı sevince boğdu. Ancak Juventus gibi deneyimli bir takımın bu gole cevabı çok gecikmedi. Temsilcimizin gol sevinci henüz tazeyken, sadece seksen beş saniye sonra Andrea Cambiaso’nun sağ kanattan yaptığı etkili ortada Pierre Kalulu kafayı vurdu. Kaleci Uğurcan Çakır’dan dönen topu iyi takip eden Teun Koopmeiners, skoru 1-1’e getiren golü kaydetti.
İlk yarının ilerleyen bölümlerinde oyunun temposu bir an bile düşmedi. Juventus, orta sahada kurduğu fiziksel üstünlüğü skora yansıtmayı başardı. Dakikalar 20’yi gösterdiğinde McKennie ile mükemmel bir ver-kaç yapan Koopmeiners, kendisinin ve takımının ikinci golünü atarak İtalyan ekibini 2-1 öne geçirdi. Galatasaray, soyunma odasına mağlup girmesine rağmen taraftarının desteğiyle moralini bozmadı. Teknik direktör Okan Buruk’un devre arasındaki müdahaleleri ve taktiksel dokunuşları, ikinci yarıda bambaşka bir Galatasaray’ın sahaya çıkmasını sağladı. İkinci devrenin başlamasından kısa bir süre sonra, 49. dakikada sahneye çıkan Noa Lang, kaleciden dönen topu tamamlayarak skoru eşitledi ve geri dönüşün fitilini ateşledi.
Beraberlik golünden sonra oyunun tek hakimi Galatasaray oldu. Dakikalar 60’ı gösterdiğinde kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Gabriel Sara, ceza sahasına adrese teslim bir orta kesti. Savunmadan ileri çıkan Davinson Sanchez, rakiplerinin arasından yükselerek yaptığı sert kafa vuruşuyla takımını 3-2 öne geçirdi. Bu golle birlikte Juventus savunmasında büyük çatlaklar oluşmaya başladı. Maçın en kritik anlarından biri ise 66. dakikada yaşandı. Juventus’ta oyuna sonradan dahil olan Juan Cabal, kısa süre içerisinde gördüğü iki sarı kartın ardından kırmızı kartla oyun dışı kaldı. Rakibinin on kişi kalmasını fırsat bilen sarı-kırmızılılar, baskısını daha da artırdı.
Eksik kalan Juventus, savunmada büyük boşluklar vermeye başladı. 72. dakikada Lloyd Kelly’nin kendi yarı sahasında yaptığı hatalı pası kapan Victor Osimhen, hızla ceza sahasına girdi ve pasını müsait durumdaki Noa Lang’a aktardı. Hollandalı yıldız, kendisinin ikinci takımının ise dördüncü golünü atarak farkı ikiye çıkardı. Maçın son sözünü ise 78. dakikada Sacha Boey söyledi. Leroy Sane’nin pasında Osimhen’in dokunuşuyla sağ kanatta topla buluşan Boey, dar açıdan imkansıza yakın bir vuruş yaparak skoru 5-2 olarak tescilledi. Bu gol, Juventus’un havlu attığı ve RAMS Park’taki şölenin zirveye ulaştığı an oldu.
Bu muazzam zafer, sadece skor tabelasında değil, istatistik kağıtlarında da birçok rekorun kırılmasına vesile oldu. Juventus, tarihinde ilk kez bir Şampiyonlar Ligi maçında kalesinde beş gol birden gördü. Galatasaray cephesinde ise bu maç, kulübün Devler Ligi arenasındaki en farklı ve en çok gollü galibiyetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Gabriel Sara, Wesley Sneijder’dan sonra Galatasaray formasıyla bir Şampiyonlar Ligi play-off maçında hem gol atıp hem de asist yapmayı başaran ikinci oyuncu olma onuruna erişti. Noa Lang ise üç farklı kulüp formasıyla bu turnuvada gol atarak nadir görülen bir istatistiğe imza attı.
Takım savunması ve bireysel performansların harmanlandığı bu gecede, Galatasaray’ın ilk yarıyı mağlup kapatıp maçı bu denli farklı kazanması da futbol otoriteleri tarafından hayranlıkla karşılandı. 2019 yılındaki Manchester City performansından bu yana, böylesine bir geri dönüşü Şampiyonlar Ligi’nde sergileyen ilk takım Galatasaray oldu. Maç boyunca toplamda on beş şut çeken ve bunların sekizinde isabet bulan temsilcimiz, hücum verimliliği açısından sezonun en iyi performanslarından birini sergiledi. Savunmada ise Davinson Sanchez ve Abdülkerim Bardakcı ikilisi, Juventus’un etkili hücumcularına karşı ikinci yarıda geçit vermeyerek galibiyetin mimarları arasında yer aldı.
Galatasaray’ın Juventus karşısında aldığı bu tarihi galibiyet, bireysel bir başarının çok ötesinde anlamlar taşıyor. UEFA ülke puanı sıralamasında büyük bir rekabetin yaşandığı şu günlerde, temsilcimizin hanesine yazdırdığı puanlar Türkiye’yi stratejik bir konuma taşıdı. 17 Şubat 2026 itibarıyla güncellenen listeye göre Türkiye, 49.475 puana ulaşarak 9. sıradaki yerini iyice sağlamlaştırdı. Bu başarı, önümüzdeki sezonlarda Avrupa kupalarına katılacak takım sayımız ve temsilcilerimizin ön eleme turlarındaki avantajları için hayati önem arz ediyor.
Sıralamanın en üstünde 111.797 puanla İngiltere yer alırken, onu İtalya, İspanya ve Almanya takip ediyor. Türkiye’nin bu dokuzunculuk koltuğunu koruması ve hatta sekizinci sıradaki Belçika ile olan farkı kapatmaya çalışması, Türk futbolunun geleceği adına umut verici bir gelişme. Galatasaray’ın yanı sıra Avrupa kupalarında yoluna devam eden diğer temsilcilerimizin de bu sürece katkı sağlamasıyla birlikte, Türkiye’nin Avrupa futbolundaki ağırlığının artması bekleniyor. Bu tür büyük zaferler, ülke futbolunun marka değerini yükseltirken genç oyuncuların Avrupa sahnesine çıkması için de büyük fırsatlar yaratıyor.
Galatasaray’ın bu başarısındaki en büyük pay şüphesiz teknik direktör Okan Buruk’a ait. Maç öncesi planlarını rakibin savunma arkasındaki boşlukları değerlendirmek ve orta sahada yoğun pres yapmak üzerine kuran Buruk, maçın gidişatına göre yaptığı değişikliklerle oyunun kaderini değiştirdi. Özellikle ikinci yarıda takımı daha önde konumlandırması ve kanat oyuncularına verdiği serbestlik, Juventus savunmasının dengesini tamamen bozdu. Victor Osimhen’in sırtı dönük oyunla takım arkadaşlarını pozisyona sokması ve Noa Lang’ın bitiriciliği, Buruk’un taktik tahtasındaki en güçlü silahlarıydı.
Oyuncuların maç boyu sergilediği disiplin ve fiziksel kondisyon seviyesi de dikkat çekiciydi. Lucas Torreira’nın orta sahadaki bitmek bilmeyen enerjisi, Gabriel Sara’nın teknik becerisi ve Sacha Boey’in sağ kanattaki dinamizmi, Juventus gibi atletik bir takıma karşı üstünlük kurulmasını sağladı. Takım içindeki uyumun ve yardımlaşmanın üst seviyede olması, bireysel hataların bile telafi edilmesine olanak tanıdı. Bu galibiyet, Okan Buruk’un modern futbol anlayışının ve Galatasaray’ın kurumsal kimliğinin Avrupa’daki başarısının bir yansıması olarak görülüyor.
İstanbul’da elde edilen bu net skor, 25 Şubat’ta Torino’da oynanacak rövanş maçı öncesinde Galatasaray’a devasa bir avantaj sağladı. Üç farklı galibiyetin verdiği özgüvenle İtalya’ya gidecek olan sarı-kırmızılılar, tur kapısını ardına kadar aralamış durumda. Juventus cephesinde ise hem alınan ağır yenilgi hem de savunmanın önemli isimlerinden Bremer’in sakatlığı büyük bir moral bozukluğu yaratmış durumda. Torino’daki maçta Juventus’un risk alarak saldırması beklenirken, Galatasaray’ın kontratak silahlarıyla bu durumu lehine çevirmesi oldukça muhtemel görünüyor.
Rövanş mücadelesi öncesinde Galatasaray’ın en büyük gücü, hücum hattındaki formda oyuncuları olacak. Osimhen, Lang ve Sallai gibi isimlerin hızı, Juventus savunmasının vereceği açıkları değerlendirmek için paha biçilemez. Ayrıca savunmada Sanchez’in liderliği ve kaleci Uğurcan Çakır’ın güven veren performansı, İtalyan ekibinin baskısını kırmak için kilit rol oynayacak. Galatasaray, deplasmanda alacağı herhangi bir beraberlik veya iki farklı mağlubiyette bile adını bir üst tura yazdıran taraf olacak. Bu durum, temsilcimizin sahaya daha sakin ve planlı çıkmasına olanak tanıyacak.
Galatasaray ile Juventus arasındaki bu tarihi randevu hakkında futbolseverlerin en çok merak ettiği konulardan biri maçın tam skoru ve golcüleriydi. Karşılaşma bildiğiniz üzere 5-2 Galatasaray’ın üstünlüğüyle tamamlandı. Temsilcimizin golleri Gabriel Sara, Noa Lang (2), Davinson Sanchez ve Sacha Boey’den gelirken, Juventus’un teselli sayılarını Teun Koopmeiners kaydetti. Maçın dönüm noktalarından biri olan kırmızı kart ise 66. dakikada Juan Cabal’a çıktı ve bu an maçın dengesini tamamen değiştirdi.
Bir diğer önemli soru ise bu sonucun ülke puanına etkisidir. Bu galibiyetle Türkiye, hanesine kritik puanlar ekleyerek Avrupa sıralamasındaki dokuzuncu yerini korudu. Bu pozisyon, lig şampiyonumuzun Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılımı yolunda büyük bir adım anlamı taşıyor. Maçın hakemi Danny Makkelie’nin yönetim tarzı da genel olarak takdir toplarken, VAR kararlarının hızı ve doğruluğu oyunun akıcılığına katkı sağladı. Galatasaray taraftarı şimdi büyük bir heyecanla 25 Şubat’taki rövanşı ve ardından gelecek muhtemel rakiplerini bekliyor. Bu zafer, sarı-kırmızılı camia için sadece bir tur mücadelesi değil, Avrupa’daki yeniden doğuşun simgesi haline gelmiş durumda.
Sonuç olarak, Galatasaray’ın Juventus karşısında sergilediği bu olağanüstü performans, Türk futbolunun uluslararası arenadaki gücünü yeniden hatırlattı. Geriye düştüğü bir maçta bile oyundan kopmayan, taktiksel disiplinden ödün vermeyen ve rakibini sahadan silen bir takım izlemek tüm futbolseverler için büyük bir keyifti. RAMS Park’taki o gece, sadece atılan gollerle değil, sergilenen karakterle de hafızalara kazındı. Şimdi tüm gözler İtalya’da oynanacak ikinci maça çevrildi ve tüm Türkiye, aslanın bu büyük başarısını bir üst tura çıkarak taçlandırmasını bekliyor.
UEFA Şampiyonlar Ligi 2025-26 sezonu play-off turu, futbolseverlerin nefesini kesen dev bir mücadeleye ev sahipliği…
Avrupa futbolunun en yetenekli savunmacıları arasında gösterilen Ozan Kabak, TSG Hoffenheim formasıyla geçirdiği parlak dönemin…
Dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından biri olan 2026 Kış Olimpiyatları, bu kez sadece pistlerdeki hız…
Almanya'nın futbol kalbi, 28 Şubat 2026 Cumartesi akşamı Dortmund'da, efsanevi Signal Iduna Park'ta atacak. Bundesliga'nın…
İngiltere futbolunun kalbi, 2025-26 sezonunun en kritik virajlarından birinde yine başkentte atıyor. Mikel Arteta'nın yıllardır…
İtalya futbolunun kalbi 14 Şubat 2026 Cumartesi gecesi Milano'da atacak. Serie A 2025-26 sezonunun en…