Avrupa Sahnesinde Kritik Viraj: Portekiz’deki Zorlu Randevu

UEFA Şampiyonlar Ligi 2025-26 sezonu play-off turu, futbolseverlerin nefesini kesen dev bir mücadeleye ev sahipliği yaptı. Avrupa futbolunun iki köklü kulübü, Portekiz’in başkenti Lizbon’da kozlarını paylaştı. Estádio da Luz’un büyüleyici atmosferinde, 66 binden fazla taraftarın önünde oynanan bu kritik karşılaşma, hem saha içindeki taktik savaşlarıyla hem de saha dışındaki tartışmalı anlarıyla uzun süre unutulmayacak bir geceye dönüştü. İspanyol devi Real Madrid, zorlu deplasmandan tek gollü galibiyetle ayrılarak Madrid’deki rövanş öncesinde cebine çok önemli bir avantaj koydu.

Işık Stadyumu’nda İlk Perde ve Kalecilerin Düellosu

Karşılaşmanın ilk düdüğüyle birlikte tribünlerdeki coşku sahaya da yansıdı. Ev sahibi ekip, Jose Mourinho yönetiminde sahaya oldukça disiplinli ve baskılı bir başlangıç yaptı. Maçın ilk bölümünde Portekiz temsilcisi, orta sahada kurduğu baskıyla Real Madrid’in oyun kurmasını engellemeye çalıştı. Dakikalar 24’ü gösterdiğinde stadyumdaki heyecan doruğa çıktı; Fredrik Aursnes’in ceza sahası dışından kaleye gönderdiği füze adeta golün habercisiydi. Ancak Real Madrid’in tecrübeli eldiveni Thibaut Courtois, kalesinde devleşerek bu zorlu topu parmaklarının ucuyla kornere çelmeyi başardı.

Real Madrid cephesinde ise hücum hattı boş durmadı. Kylian Mbappé ve Vinícius Júnior, Benfica savunmasının arkasına sarkarak gol yollarını zorladı. Özellikle ilk yarının son saniyelerinde Türk yıldız Arda Güler’in sahneye çıkışı, kalitesini bir kez daha kanıtladı. 45+1. dakikada ceza sahası içinde topu kontrol eden Arda, şık bir plase ile uzak köşeyi hedefledi. Topun ağlarla buluşması işten bile değildi ancak kaleci Anatoliy Trubin, yaptığı kritik kurtarışla ilk yarının golsüz eşitlikle tamamlanmasını sağladı. Soyunma odasına gidilirken her iki takım da sergilediği performansla alkış topladı.

Vinícius Júnior’ın Golü ve Oyunun Durmasına Neden Olan Olaylar

İkinci yarının başlamasıyla birlikte Real Madrid vites yükseltti. Hızlı hücum organizasyonlarıyla rakip kaleyi bunaltan “Eflatun-Beyazlılar”, aradıkları golü 50. dakikada buldu. Mbappé’nin başlattığı kontra atakta topu sol kanatta alan Vinícius Júnior, her zaman yaptığı o meşhur içeri kat edişlerinden birini gerçekleştirdi. Brezilyalı yıldızın sağ ayağıyla yaptığı falsolu vuruş, kaleci Trubin’in müdahalesine rağmen ağlarla buluştu. Bu gol, Madrid ekibini 1-0 öne geçirirken stadyumdaki atmosfer bir anda gerildi.

Gol sevincinin ardından yaşananlar ise maçın seyrini tamamen değiştirdi. Vinícius Jr.’ın gol sevinci sırasında gördüğü sarı kartın ardından, sahada tansiyon yükseldi. Brezilyalı oyuncu, Benfica’nın genç yeteneği Gianluca Prestianni tarafından kendisine yönelik ırkçı ifadeler kullanıldığını belirterek hakeme şikayette bulundu. Bu noktada UEFA’nın katı ırkçılık karşıtı protokolleri devreye girdi. Hakem, oyunu durdurarak takımları sakinleştirmeye çalıştı ve anons yapılması için yaklaşık 10 dakikalık bir bekleme süresi yaşandı. Futbol dünyasının kabul edemeyeceği bu anlar, galibiyet sevincine gölge düşürdü. Oyun yeniden başladığında ise her iki taraf da fiziksel mücadelenin dozunu artırdı.

Arda Güler’in Real Madrid Sistemindeki Kilit Rolü

Genç yetenek Arda Güler, teknik direktör Álvaro Arbeloa’nın planlarında ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu bu maçta bir kez daha gösterdi. Jude Bellingham ve Rodrygo gibi önemli eksiklerin bulunduğu bir kadroda, Arda Güler ilk 11’de başladığı mücadelede oyun kurucu rolünü başarıyla üstlendi. Sadece hücumda değil, savunma yardımlaşmasında da etkili olan Arda, pas isabet oranıyla takımın maestrosu gibi hareket etti. Maç boyunca sergilediği bazı temel istatistikler ve anlar şu şekilde gelişti:

  1. Maçın ilk yarısının sonunda kaleyi yoklayan en etkili şutu göndererek rakip kaleciyi zor durumda bıraktı.
  2. İkinci yarıda Vinícius Jr.’a gönderdiği ara pasıyla net bir gol pozisyonu hazırladı ancak Benfica savunması son anda müdahale etti.
  3. Takımın duran top organizasyonlarını yöneterek tehlikeli ortalar kesti.
  4. Maç genelinde %89’un üzerinde bir pas isabeti sağlayarak oyunun kontrolünün Real Madrid’de kalmasına yardımcı oldu.

Arda’nın bu performansı, İspanyol basınında da geniş yankı buldu. Bellingham’ın yokluğunu aratmayan genç yıldız, Avrupa kupalarındaki tecrübesini her geçen maç artırmaya devam ediyor. Özellikle baskı altındaki soğukkanlılığı, Arbeloa’nın ona olan güvenini haklı çıkardı.

Maçın İstatistiksel Özeti ve Taktiksel Veriler

Karşılaşmanın geneline bakıldığında Real Madrid’in topa sahip olma konusundaki üstünlüğü göze çarpıyor. Topla oynama oranlarında %58.4 ile rakibine üstünlük kuran Madrid temsilcisi, toplamda 16 şut çekerek Benfica kalesini sürekli tehdit altında tuttu. Benfica ise 10 şut ile karşılık vermeye çalışsa da bunların sadece 3’ü isabetli oldu. Maçın en dikkat çeken istatistiklerinden bir diğeri ise kaleci performanslarıydı. Benfica kalecisi Trubin, kalesine gelen 7 isabetli şutun 6’sını kurtararak farkın açılmasını önledi.

Taktiksel dizilişlerde Real Madrid, 4-4-2 formasyonuyla sahada yer alırken, Arda Güler orta sahanın yaratıcı kanadında görev aldı. Savunmada Rüdiger ve Huijsen ikilisi, Benfica’nın hücum hattına geçit vermedi. Jose Mourinho’nun Benfica’sı ise 4-2-3-1 dizilişiyle kontra ataklarla sonuç almaya çalıştı ancak Real Madrid orta sahasındaki Valverde ve Tchouaméni’nin sertliği buna engel oldu. Maçın son bölümlerinde Mourinho’nun hakeme itirazları sonucu kırmızı kart görerek tribüne gönderilmesi, gecenin bir diğer çarpıcı notu olarak kayıtlara geçti.

Tarihin Tekerrürü ve 2026’daki Unutulmaz Rövanş

Benfica ve Real Madrid arasındaki bu rekabet, aslında çok derin köklere sahip. 1962 yılındaki tarihi finalden günümüze kadar gelen bu çekişme, geçtiğimiz ay oynanan lig aşaması maçıyla farklı bir boyuta taşınmıştı. 28 Ocak 2026’da yine Lizbon’da oynanan maçta Benfica, Real Madrid’i 4-2 mağlup ederek büyük bir sürprize imza atmıştı. O maçın en ikonik anı ise şüphesiz Benfica kalecisi Trubin’in 98. dakikada attığı kafa golüydü. Bu gol Real Madrid’i ilk 8’in dışına itmiş ve play-off oynamaya mahkum etmişti.

Bu play-off eşleşmesi, Real Madrid için bir nevi “hesaplaşma” niteliği taşıyordu. İlk maçta alınan 1-0’lık galibiyet, Madrid temsilcisinin bu hesabı kapatma yolunda attığı ilk büyük adım oldu. Ancak futbolun her türlü sürprize açık olduğunu bilen iki takım da, tüm enerjisini 25 Şubat’ta oynanacak olan rövanş mücadelesine saklıyor.

Rövanş Öncesi Merak Edilen Sorular

İlk maçın skoru Real Madrid’e nasıl bir avantaj sağlıyor?
Deplasmanda atılan tek gol, Real Madrid’in kendi sahasındaki maçta beraberlik durumunda bile turu geçmesini sağlayacak. Benfica’nın turu geçmek için Madrid’de mutlaka galibiyet alması gerekiyor.

Arda Güler rövanş maçında da ilk 11’de olacak mı?
Bu maçtaki başarılı performansı ve takımdaki eksikler göz önüne alındığında, Arda Güler’in rövanş maçında da kilit bir rol oynaması bekleniyor. Ancak Bellingham’ın sakatlık dönüş süreci bu durumu etkileyebilir.

Irkçılık iddialarıyla ilgili bir ceza gelmesi bekleniyor mu?
UEFA temsilcilerinin maç sonu hazırladığı raporlar doğrultusunda bir disiplin soruşturması açılması muhtemel. Eğer ırkçı ifadeler kanıtlanırsa, ilgili oyuncu ve kulüp ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalabilir.

İkinci maç ne zaman ve nerede oynanacak?
Eşleşmenin kaderini belirleyecek olan rövanş maçı, 25 Şubat 2026 tarihinde İspanya’nın başkenti Madrid’de, yenilenen Santiago Bernabéu Stadyumu’nda gerçekleştirilecek.

Son Değerlendirme

Lizbon’da oynanan bu play-off ilk maçı, futbolun sadece bir oyun olmadığını bir kez daha kanıtladı. Real Madrid’in disiplinli oyunu ve Vinícius Júnior’ın bireysel yeteneği skoru belirlerken, Arda Güler’in yükselen formu Türk futbolseverler için gurur kaynağı oldu. Saha dışı olayların gölgesinde kalan bu galibiyet, Real Madrid’i çeyrek final kapısına bir adım daha yaklaştırdı. Şimdi tüm gözler, Santiago Bernabéu’da sergilenecek olan ikinci perdeye çevrilmiş durumda. Benfica’nın Jose Mourinho önderliğinde nasıl bir geri dönüş planlayacağı ise büyük bir merak konusu.